Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı bünyesinde düzenlenen "İhtisas Sohbetleri" kapsamında, Osmanlı tarihçiliğinin duayen isimlerinden Prof. Dr. Abdülkadir Özcan ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Prof. Dr. Hasip Saygılı’nın başkanlığında düzenlenen programda, bir tarihçinin gelişim süreci, çalışma disiplini ve kaynak tenkidinin temel ilkeleri akademik bir perspektifle ele alındı.
Ayasofya Yerleşkesi Gülhane Binası’nda düzenlenen etkinlikte bu tarihi binanın geçmişteki farklı işlevlerini ve burada iz bırakan şahsiyetleri anarak sözlerine başlayan Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, lisansüstü öğrencilere ve araştırmacılara Osmanlı tarihçiliği üzerine uzun yıllara dayanan deneyimlerini, akademik çalışma disiplinini ve metodolojik yaklaşımlarını aktardı.
Eğitim Hayatı ve Çalışma Yöntemleri
1968 yılında İzmir’de Namık Kemal Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Arap-Fars Dili ve Edebiyatı okurken Yeniçağ Tarihi alanında çift anadal yaptığını, lise yıllarında tarih dersine olan mesafesinin, üniversitedeki bitirme tezi sürecinde büyük bir araştırma aşkına dönüştüğünü ifade eden Özcan; öğrencilik yıllarından itibaren "günü parselleme" yöntemi uygulayarak çalıştığını belirtti. Akademik başarının temelinin istikrarlı bir disiplin olduğunu vurgulayarak, ilim yolunda ilerlemenin sıkı bir çalışma programına sadık kalmaktan geçtiğini ifade etti.
Araştırma metodolojisine dair ilk birikimlerini hocası Prof. Dr. Bekir Kütükoğlu’ndan edindiğini belirten Özcan, 200'ün üzerinde madde kaleme aldığı Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA) yazım sürecinin akademik kimliğinin inşasındaki kritik önemine işaret etti. "İslam Ansiklopedisi benim için ikinci bir üniversite oldu" diyen Özcan, bu süreçte kazandığı "Sokrates gibi düşünüp Hammer gibi anlatma" felsefesiyle, bilimsel bilgiyi kısa, öz ve sahih bir biçimde derlemenin önemini vurguladı.
Kaynak Tenkidi ve Metodolojik Öncelikler
Söyleşinin devamında tarih öğrencilerine kaynak kullanımı ve araştırma yöntemleri üzerine önemli tavsiyelerde bulunan Özcan; nesnel bilginin ana kaynağı olan arşiv belgeleri ile anlatı geleneğini temsil eden kronikler arasındaki dengenin iyi kurulması gerektiğini belirtti. Resmi vakainüvislerin dönemlerinin siyasi şartlarından etkilenebileceği gerçeğinden hareketle kaynak tenkidinin önemine değinerek, özellikle kültür ve medeniyet tarihi çalışacak araştırmacıların Şer’iyye Sicillerine, şehir tarihi üzerine yoğunlaşacakların ise Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ne mutlaka başvurması gerektiğini ifade etti.
Bilimsel bir çalışmanın literatür taraması, arşiv belgeleri ve kronik okumaları şeklinde hiyerarşik bir sırayla inşa edilmesinin önemini vurgulayan Özcan; kaynaklar üzerinde analiz ve tenkit süreci tamamlanmadan sağlıklı bir senteze ulaşılamayacağının altını çizdi. Kendi akademik çalışmalarından örnekler veren Özcan, Fatih Sultan Mehmet Kanunnamesi'nin bilinmeyen bir nüshasını yurt dışındaki bir yazmanın içinde bulma sürecini anlatarak, tarihçinin her zaman dikkatli ve titiz bir tarama faaliyetinde bulunması gerektiğini hatırlattı.
Büyük bir ilgiyle takip edilen program, katılımcı öğrencilerin ve moderatör Prof. Dr. Hasip Saygılı’nın yönelttiği çok yönlü soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.